Yabancı cisimler bazen göze, kulağa ya da burna kaçarken, bazen de yiyecek veya küçük bir nesne şeklinde soluk borusuna kaçarak hava yolunu tıkayabilir. Bu iki durum farklı yaklaşımlar gerektirir; biri basit bir rahatsızlıkken diğeri dakikalar içinde hayati tehlikeye dönüşebilir. Bu yüzden ilk yardımcının önce hangi tür bir yabancı cisim durumuyla karşı karşıya olduğunu doğru tespit etmesi gerekir.
Göze toz, kum ya da küçük bir cisim kaçtığında göz ovuşturulmaz; ovuşturmak cismi kornea üzerinde kaydırarak çizik oluşturabilir ve kalıcı görme sorunlarına yol açabilir. Göz bol, temiz suyla, iç köşeden dış köşeye doğru yıkanır; bu yön, cismin ve yıkama suyunun diğer göze veya gözyaşı kanalına doğru itilmesini önler. Cisim gözün beyaz kısmında serbestçe duruyorsa temiz bir mendil köşesiyle nazikçe alınabilir; ancak cisim göze batmışsa veya çıkarılamıyorsa dokunulmadan, göz kapatılmadan sağlık kuruluşuna başvurulur. Araç camından fırlayan küçük parçacıklar ya da rüzgarla savrulan cisimler, sürüş sırasında sık karşılaşılan bir örnektir; böyle bir durumda araç güvenli bir yere çekilmeden gözle ilgilenilmemelidir.
Kulağa kaçan bir cisim çıkarılmaya çalışılırken kulak çubuğu ya da benzeri bir aletle içeri itilme riski her zaman vardır; bu yüzden görünmeyen ya da kolayca alınamayan cisimler için sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Kulağa böcek kaçmışsa, kazazede yan yatırılıp kulağı yukarı bakacak şekilde konumlandırılarak ılık su damlatılması böceğin kendiliğinden çıkmasına yardımcı olabilir; yine de bu yöntem işe yaramazsa sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Buruna kaçan cisimlerde kazazededen diğer burun deliğini kapatarak burnunu sümkürmesi istenebilir; bu işe yaramazsa cisme dokunmadan tıbbi yardım alınır, özellikle çocuklarda burun içine sokulan cisimler zorlama ile daha derine itilebilir.
Yemek yerken ya da küçük bir cisimle oynarken aniden öksüremeyen, konuşamayan, nefes alamayan ve genellikle elleriyle boğazını tutan bir kişi, hava yolu tam tıkanıklığı yaşıyor olabilir; bu evrensel işaret, kazazedenin boğazını iki eliyle kavraması şeklinde tanımlanır. Kişi hâlâ öksürebiliyor ya da konuşabiliyorsa hava yolu tamamen kapanmamış demektir; bu durumda kişiye müdahale edilmez, öksürerek cismi kendi çıkarması için teşvik edilir ve yakından izlenir, çünkü etkili öksürük hava yolunu temizlemenin en doğal yoludur. Ancak öksürük giderek zayıflıyor, kişi morarmaya başlıyor veya sesi çıkmıyorsa tam tıkanıklığa dönüştüğü kabul edilerek derhal müdahaleye geçilmelidir.

Kişi konuşamıyor, öksüremiyor ya da nefes alamıyorsa hemen müdahale edilmelidir. Kurtarıcı kazazedenin arkasına geçer, bir yumruğunu göbek deliğinin hemen üzerine, göğüs kemiğinin altına yerleştirir, diğer eliyle yumruğunu kavrayarak içe ve yukarı doğru hızlı bir bası uygular. Bu bası, karın içi basıncı ani biçimde artırarak akciğerlerdeki havanın cismi diyafram yoluyla dışarı itmesini sağlar. Cisim çıkana ya da kazazede bilincini kaybedene kadar bu bası tekrarlanır. Hamile ya da çok kilolu kazazedelerde bası karın yerine göğüs kemiği üzerine uygulanır, çünkü karın bölgesine uygulanan bası bu durumlarda hem etkisiz hem de zararlı olabilir. Bilinç kaybı gelişirse kazazede yere yatırılır ve derhal temel yaşam desteğine (göğüs baskısı) geçilir; her göğüs baskısı döngüsünden önce ağız içi kontrol edilerek görünür bir cisim varsa nazikçe çıkarılır, görünmeyen bir cismi kör biçimde parmakla aramak cismi daha derine itebileceğinden önerilmez.
Yalnız başına olan ve tıkanma yaşayan bir kişi, kendi yumruğunu göbek deliğinin üzerine yerleştirip diğer eliyle kavrayarak içe ve yukarı doğru kendi kendine bası uygulayabilir; sandalye sırtlığı, masa kenarı gibi sabit ve künt bir yüzeye karnın üst kısmını hızlıca bastırmak da aynı etkiyi yaratabilir. Bu bilgi özellikle tek başına araç kullanan sürücüler için hayat kurtarıcı olabilir.
Bir yaşın altındaki bebeklerde karın bölgesine bası uygulanmaz; iç organ hasarı riski taşır. Bunun yerine bebek yüzükoyun, kurtarıcının kolu üzerinde başı gövdesinden aşağıda kalacak şekilde tutulur ve kürek kemikleri arasına elin topuğuyla beş kez vurulur. Cisim çıkmazsa bebek sırt üstü çevrilerek göğüs kemiğinin alt yarısına iki parmakla beş kez bası yapılır; cisim çıkana kadar bu iki adım (sırt vuruşu ve göğüs bası) dönüşümlü olarak tekrarlanır. Bebek bilincini kaybederse yetişkinlerdeki gibi temel yaşam desteğine geçilir, ancak bası derinliği ve gücü bebeğin küçük yapısına uygun şekilde ayarlanır.