Dersler/İlk Yardım

Kanamalarda İlk Yardım

son güncelleme: 2026-07-09

Kanama, vücuttaki kan miktarının damar dışına çıkmasıdır ve kontrol altına alınamadığı takdirde dakikalar içinde hayati tehlikeye dönüşebilir. Trafik kazalarında en sık karşılaşılan ilk yardım gereksinimlerinden biri olduğu için, kanama türlerini tanımak ve doğru müdahale sırasını bilmek büyük önem taşır. Ortalama yetişkin bir insanın vücudunda yaklaşık 5 litre kan bulunur; bu miktarın yüzde yirmisinin (yaklaşık 1 litre) hızla kaybedilmesi bile şok tablosunu tetikleyebilir, bu nedenle kanamanın hızlı ve doğru şekilde durdurulması hayati önem taşır.

Kanama türleri

Kanamalar, kaynaklandığı damara göre üç grupta incelenir. Atardamar kanamasında kan açık kırmızı renktedir ve kalp atımıyla uyumlu şekilde fışkırarak akar; kaybedilen kan miktarı kısa sürede ciddi boyutlara ulaşabilir, çünkü atardamarlar kalpten dokulara oksijen açısından zengin kanı yüksek basınçla taşır. Toplardamar kanamasında kan koyu kırmızı renktedir ve sızıntı şeklinde, göllenerek akar; basınç daha düşük olduğu için genellikle atardamar kanamasına göre kontrol altına alınması daha kolaydır. Kılcal damar kanaması ise en hafif türdür; küçük kabarcıklar halinde, düşük basınçla sızar ve genellikle kendiliğinden durur. Bu üç tür arasındaki ayrımı yapabilmek, hem kanamanın ciddiyetini doğru değerlendirmek hem de sağlık ekibine durumu net biçimde aktarabilmek açısından önemlidir.

Kanama türleri: atardamar, toplardamar, kılcal damar ve iç kanama
Kanama türleri: atardamar, toplardamar, kılcal damar ve iç kanama

Bir de gözle görülmeyen iç kanamalar vardır; kan, vücut boşluklarına doğru akar. Aşırı susuzluk hissi, ciltte solukluk ve nem, hızlı-yüzeysel solunum, huzursuzluk ve bilinç bulanıklığı iç kanamayı düşündüren belirtilerdir. Karın bölgesinde sertlik ve şişlik, morarma alanlarının giderek büyümesi ya da kazazedenin travma sonrası giderek halsizleşmesi de iç kanamayı akla getirmelidir. İç kanama şüphesi olan bir kazazede vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna ulaştırılmalıdır; bu tür kanamalarda dışarıdan yapılabilecek doğrudan bir müdahale yoktur, bu yüzden zaman kaybetmemek en kritik faktördür.

Dış kanamalarda müdahale sırası

Dış kanama tespit edildiğinde ilk yapılacak işlem, kanayan bölgeye temiz bir bezle doğrudan ve sürekli basınç uygulamaktır. Mümkünse ilk yardımcı, kendi güvenliği için eldiven takmalı ya da eli ile yara arasına bir bariyer (naylon poşet gibi) koymalıdır; bu, hem kazazedeyi hem de kurtarıcıyı kan yoluyla bulaşabilecek hastalıklardan korur. Basınç uygulanırken mümkünse kanayan uzuv kalp seviyesinin üzerinde tutulur; bu, kan akışını yavaşlatarak pıhtılaşmaya yardımcı olur. Basınç uygulanan bez kan sızdırmaya başlarsa, ilk bezi çıkarmadan üzerine ikinci bir bez eklenerek basınç sürdürülür; bezin çıkarılması, oluşmaya başlayan pıhtıyı bozarak kanamayı yeniden başlatabilir.

Basınç yeterli olmuyorsa, kanamanın kaynaklandığı bölgeye yakın baskı noktaları kullanılır: baş ve yüz kanamalarında çene altı ve şakak, omuz ve üst kolda köprücük kemiği arkası, alt kol kanamalarında koltuk altı, bacak kanamalarında ise kasık bölgesi baskı uygulanacak noktalardır. Baskı noktası, kanayan damarın kalbe daha yakın bir noktadan kemiğe doğru sıkıştırılmasıyla uygulanır ve doğrudan basınçla birlikte kullanılır, onun yerine geçmez.

Turnike ne zaman ve nasıl uygulanır

Basınç ve baskı noktalarıyla durdurulamayan, uzuv kopması gibi çok ciddi kanamalarda son çare olarak turnike (sıkma bağı) uygulanır. Turnike, kanayan bölge ile kalp arasına, deri bütünlüğünün bozulmadığı en yakın noktaya, genellikle yaradan 5-7 santimetre yukarısına sarılır ve kanama durana kadar sıkılır. Turnike eklem üzerine uygulanmaz; eklem varsa bir üstteki kemik bölgesine sarılır. Uygulama saati mutlaka not edilir ve sağlık ekiplerine bildirilir; bu bilgi, uzvun dolaşımsız kaldığı süreyi belirlemesi açısından tedavi kararını doğrudan etkiler. Turnike bir kez uygulandıktan sonra keyfi olarak gevşetilmemeli, bu karar sağlık personeline bırakılmalıdır; erken gevşetme, kontrolsüz kanamanın yeniden başlamasına ve zehirli metabolik atıkların aniden dolaşıma karışmasına yol açabilir.

Özel durumlar

Burun kanamalarında baş hafifçe öne eğilir, burun kanatları beş dakika süreyle sıkıca tutulur; baş geriye atılmaz, aksi halde kan yutularak mide bulantısına ve kusmaya yol açabilir. Kanama beş dakika sonra durmuyorsa süre uzatılarak tekrar denenir; burun köküne soğuk uygulama da damarları büzerek kanamanın durmasına yardımcı olabilir. Kulak kanamasında kazazede kanayan kulağı alta gelecek şekilde yan yatırılır ve kulak kanalı asla tıkanmaz; özellikle kafa travması sonrası kulaktan gelen sıvı kanama görünse de bu beyin omurilik sıvısı sızıntısı olabilir ve tıkanması basıncın artmasına yol açabilir.

Uzuv kopmalarında öncelik, kalan uzuvdaki kanamayı basınçla durdurmaktır. Kopan parça su geçirmez bir plastik torbaya konularak, torba da içi buzlu başka bir torbaya yerleştirilir ve mümkün olan en kısa sürede kazazedeyle birlikte sağlık kuruluşuna ulaştırılır; kopan parçanın buzla doğrudan teması önlenmelidir, çünkü doğrudan temas doku hasarını artırır. Soğutulmuş ve doğru şekilde saklanmış bir uzvun belirli bir süre içinde yeniden bağlanabilme ihtimali, oda sıcaklığında bekletilmiş bir uzva göre çok daha yüksektir.

pekiştir
Bu konudan test çöz
İlk Yardım testleri seni bekliyor