İlk yardımın son ve bir o kadar kritik aşaması, kazazedenin sağlık kuruluşuna güvenli biçimde ulaştırılmasıdır. Taşıma, yalnızca kazazedeyi bir yerden diğerine götürmek değildir; yanlış yapılan bir taşıma, o ana kadar yapılan tüm doğru müdahaleleri boşa çıkarabilir ve mevcut yaralanmayı ağırlaştırabilir. Bu nedenle taşıma, ilk yardımın en son başvurulan ve yalnızca gerektiğinde uygulanan adımıdır.
Bir kazazedeyi taşımadan önce üç soru yanıtlanmalıdır: Kazazedenin bilinci açık mı? Kırık, çıkık ya da omurga yaralanması şüphesi var mı? Olay yerinde beklemek, taşımaktan daha mı tehlikeli? Yangın, patlama riski ya da trafik akışı gibi acil bir tehlike yoksa, ciddi yaralanma şüphesi olan kazazedeler için sağlık ekiplerinin gelmesi beklenmelidir. Taşıma yalnızca olay yerinde kalmanın daha büyük risk taşıdığı durumlarda tercih edilir. Bu üç soruya verilen cevap, hangi taşıma tekniğinin (ya da hiç taşımamanın) doğru seçim olduğunu belirler.

Kucakta taşıma, kısa mesafelerde, bilinci açık ve nispeten hafif kazazedeler için uygundur. Kurtarıcı bir koluyla kazazedenin sırtını, diğer koluyla dizlerinin altını destekleyerek kaldırır; kazazede mümkünse kurtarıcının boynuna tutunarak yükün bir kısmını üstlenebilir. Bu yöntem omurga yaralanması şüphesi olan kazazedelerde kesinlikle kullanılmaz, çünkü gövdenin bükülmesine neden olur.
Tek kurtarıcının bulunduğu ve kazazedenin bilincinin açık olduğu durumlarda sırtta taşıma tercih edilebilir. Kazazede kurtarıcının sırtına alınır, kolları omuzların üzerinden öne doğru sarkıtılarak tutulur. Bu yöntem kazazedenin kendi ağırlığını bir miktar destekleyebildiği, üst ekstremite yaralanması olmayan durumlarda uygundur; bacak yaralanması olan ama bilinci ve üst gövdesi sağlam bir kazazede için özellikle kullanışlıdır.
Yangın gibi hayati bir tehlikenin olduğu ve tek kurtarıcının bulunduğu istisnai durumlarda, kazazede omurga eksenini olabildiğince koruyacak şekilde giysisinin omuz kısmından ya da koltuk altlarından tutularak kısa mesafede sürüklenerek uzaklaştırılabilir. Bu yöntem yalnızca can güvenliği söz konusu olduğunda, başka seçenek kalmadığında başvurulacak bir istisnadır ve normal koşullarda önerilmez.
İki kurtarıcının bulunduğu durumlarda sandalye tekniği hem kazazede hem de kurtarıcılar için daha güvenlidir. Kurtarıcılardan biri kazazedenin sağ, diğeri sol tarafına geçer; her ikisi de kollarını kazazedenin sırtı ve dizlerinin altından geçirerek birbirlerinin bileklerini kavrar, böylece bir sandalye şekli oluşturarak kazazedeyi kaldırırlar. Bu yöntem, ağırlığın iki kişi arasında dengeli dağılmasını sağlar ve tek kişiyle taşımaya göre kazazede için çok daha konforlu ve güvenlidir; dar koridor ya da merdiven gibi geçişlerde de kullanılabilir.
Üç veya daha fazla kurtarıcının bulunduğu durumlarda, mümkünse sert bir zemin (kapı, tahta) veya sedye kullanılarak taşıma yapılması en güvenli seçenektir; bu yöntem özellikle omurga yaralanması şüphesi taşımayan ama uzanarak taşınması gereken kazazedeler için idealdir. Battaniyeyle taşımada kazazede battaniyenin ortasına yatırılır, kenarları sıkıca sarılarak birden fazla kişi tarafından eş zamanlı kaldırılır; kaldırma sırasında tüm kurtarıcıların hareketi senkronize olmalıdır, aksi halde kazazede dengesiz bir şekilde sallanabilir.
Baş, boyun ya da sırt bölgesinde yaralanma şüphesi olan kazazedelerde taşıma sırasında en önemli kural, baş-boyun-gövde ekseninin kesinlikle bozulmamasıdır. Böyle bir durumda mümkünse en az üç kişiyle, kazazedenin başı, gövdesi ve bacakları eş zamanlı ve senkronize hareket ettirilerek taşıma yapılır; ekipteki bir kişi başı sabitleyip komut vererek diğerlerinin hareketini yönlendirmelidir. Tek kurtarıcı varsa ve araç yangın gibi acil bir tehlike altındaysa, gövde ekseni korunmaya çalışılarak hızlı bir çıkarma yapılabilir; ancak bu yalnızca hayati tehlike durumunda başvurulacak bir istisnadır.
Trafik kazalarında yaralı, araçta sıkışmamışsa ve acil bir tehlike yoksa, mümkünse üç kişiyle, omurga eksenine özen gösterilerek çıkarılır. Yaralı araçta sıkışmışsa ve profesyonel kurtarma ekipleri bekleniyorsa, kazazede yerinden oynatılmadan sabit tutulur, sakinleştirilir ve ekiplerin müdahalesi beklenir. Bu bekleme süresinde de yaralının solunumu ve bilinç durumu sürekli izlenmelidir; kazazedenin başını mümkünse eller arasında hafifçe sabitlemek, ekipler gelene kadar boyun hareketini en aza indirmeye yardımcı olur.
En sık karşılaşılan hatalardan biri, kazazedeyi tek başına ve aceleyle kaldırmaya çalışmaktır; bu hem kurtarıcının kendi belini incitmesine hem de kazazedenin yanlış tutulup düşürülmesine yol açabilir. Bir diğer hata, taşıma sırasında kazazedenin baş-boyun ekseninin gözden kaçırılmasıdır; kurtarıcılar arasında iletişim kurulmadan yapılan ani hareketler bu ekseni bozabilir. Bu yüzden birden fazla kurtarıcının bulunduğu durumlarda, kimin komut vereceği önceden belirlenmeli ve kaldırma-indirme işlemleri net bir sözlü komutla eş zamanlı yapılmalıdır.