Trafikte her gün onlarca işaretle karşılaşırız. Trafik lambası, levha, yol çizgisi, polis, megafon sesi… Peki bunların hepsi aynı anda farklı şeyler söylediğinde hangisine uyulur? Cevap rastgele değil, yasal bir hiyerarşiye dayanır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre trafik düzenleyicilerinin öncelik sırası şöyledir:
1. Trafik polisi veya yetkili kişinin el, kol ve ışıklı alet işaretleri 2. Işıklı trafik işaret cihazları (trafik lambaları) 3. Trafik işaret levhaları 4. Yol üzerindeki çizgi, sembol ve yazılar
Bu sıralama mutlaktır. Işık yeşil olsa bile polis dur diyorsa durulur. Levha farklı bir şey söylese bile üstünde ışıklı işaret varsa ışığa uyulur. Alt sıradaki hiçbir işaret üst sıradakini geçersiz kılamaz.
Trafik polisi, tüm trafik düzenleyicilerinin en üstündedir. Görev sırasında verdiği işaretler diğer tüm kuralların önüne geçer. Bu yetki yalnızca trafik polisine değil, trafik polisi olmasa da trafik yönetmeliğince yetkilendirilmiş kişilere de tanınır. Belediye zabıtası, karayolu işçileri ve belirli durumlarda askeri personel bu kapsama girebilir.
Polise uymanın pratikte ne anlama geldiğini ayrı bir dersimizde ele aldık. Kısaca özetlemek gerekirse: polisi görür görmez hızı azalt, hareketi net okuyana kadar ilerleme, hareketi doğru anlayıp yavaşça uygula.
Trafik lambaları ikinci sıradadır ve polis yoksa en bağlayıcı düzenleyicidir.
Kırmızı ışık dur anlamına gelir; stop çizgisinin gerisinde beklenir. Sarı ışık dur hazırlığı anlamına gelir; kırmızıya geçmeden önce mümkünse durulur, ancak ani frene neden olmayacaksa geçilebilir. Yeşil ışık geçiş iznini gösterir fakat yaya geçidindeki yayalara ve kavşak içindeki araçlara yol vermek yine de zorunludur.
Ok şeklindeki yönlü yeşil ışıklar yalnızca okun gösterdiği yöne hareket iznini verir, diğer yönler için kırmızı sayılır. Bu detay özellikle sağa dönüş okları için önemlidir.
Trafik lambası arızalanmışsa veya yanmıyorsa kavşak otomatik olarak kontrolsüz kavşak statüsüne geçer ve geçiş hakkı kuralları devreye girer.
Levhalar üç ana gruba ayrılır ve her grubun farklı bir hukuki niteliği vardır.
Üçgen biçimindedir, kırmızı çerçevelidir ve sürücüyü önündeki tehlike hakkında önceden bilgilendirir. Bu levhalar bir yasak koymaz; yalnızca dikkatli olunması gerektiğini bildirir. Tehlike geçtikten sonra kural geçerliliğini yitirir.
Örnekler arasında demiryolu geçidi, çocuklar, yol çalışması, kaygan yol, tehlikeli viraj, tünel ve dar köprü levhaları sayılabilir. Bu levhalar genellikle tehlikeden 150-300 metre önce yerleştirilir.
Daire biçimindedir. Kırmızı çerçeveli olanlar yasak, mavi zeminli olanlar zorunluluk bildirir. Bu levhalar hukuki bağlayıcılığı en yüksek levha grubudur; altında veya yanında aksi belirtilmedikçe levhanın konulduğu noktadan itibaren geçerlidir.
Hız sınırı levhası, sollama yasağı levhası, park yasağı, dönüş yasağı ve araç sınırlamaları bu gruba girer. Levhanın geçerlilik alanı bittiğinde ya aynı levhanın üzeri çizili hali ya da "Kısıtlama Sonu" levhası görülür.
Dikdörtgen biçimindedir. Mavi ya da yeşil zeminde beyaz yazı ve sembollerle sunulur. Bunlar emir veya yasak içermez; sürücüyü yönlendirir veya bilgilendirir. Otoyol yönlendirme levhaları, mesafe levhaları, servis işaretleri ve şehir isim levhaları bu gruba girer.
Yol üzerine boyanan çizgi ve semboller hiyerarşinin en alt basamağıdır ancak günlük sürüşte en sık karşılaşılan işaretlerdir.
Sürekli (kesintisiz) orta çizgi geçiş yasağını gösterir. Bu çizginin sollanarak aşılması yasaktır. Kesik orta çizgi ise uygun koşullarda sollamaya izin verir. Kesik-sürekli kombinasyonunda kesik taraftaki araç sollayabilir, sürekli taraftaki sollayamaz.
Şerit çizgileri araçların hangi alanda seyredeceğini belirler. Beyaz durma çizgisi kavşak ve yaya geçitlerinde aracın durması gereken noktayı gösterir. Yaya geçidi zebra çizgileri yayalara öncelik tanındığını işaret eder. Ok işaretleri o şeritten hangi yöne gidileceğini bildirir; şeride girdikten sonra okun gösterdiği yönden dönmek zorunludur.
Yukarıdaki hiyerarşi dışında trafik güvenliğinin temelini oluşturan birkaç genel kural daha vardır.
Trafik her koşulda sağdan akar. Türkiye'de araçlar yolun sağ tarafında seyreder, sollama soldan yapılır.
Sürücü yolun ve çevrenin gerektirdiği koşullara uygun hız seçmek zorundadır. Hız sınırına uymak tek başına yeterli değildir; sis, yağmur, buz veya yoğun trafik gibi durumlarda hız sınırının altında sürüş yapılması gerekebilir.
Güvenli takip mesafesi, öndeki araç aniden fren yaptığında çarpışmayı önleyecek kadar mesafe bırakılması demektir. Hız ne kadar yüksekse mesafe o kadar uzun olmalıdır.
Sollama, geçiş hakkı, dur-yol ver kuralları ve emniyet kemeri gibi temel yükümlülükler ayrı ayrı makalelerde ayrıntılı ele alınmıştır.
Trafik işaretleri görmek istemediğiniz için görülmemiş sayılamaz. Levhanın silinmiş, bozulmuş veya kısmen örtülmüş olması sürücüyü sorumluluktan kurtarmaz. Sürücünün makul bir dikkatle fark edebileceği her işaret bağlayıcıdır.
Bir işaret grubundan diğerine geçişte çelişki varsa yukarıdaki hiyerarşi uygulanır. Örneğin sabit bir levha 70 km/s hız sınırını gösterse bile o noktaya geçici bir elektronik levha veya trafik lambası kurulmuşsa elektronik işaret geçerlidir.
Trafik bir kaos değil, katmanlı bir düzen sistemidir. Polisin eli, lambanın rengi, levhanın şekli ve yolun çizgisi birbirini tamamlar. Bu katmanları doğru okumak hem sınavı geçmeyi hem de gerçek hayatta güvenle sürmeyi mümkün kılar.