Trafik ışığının arızalandığı, özel etkinliklerin trafiği yoğunlaştırdığı ya da beklenmedik durumların ortaya çıktığı anlarda trafik polisi devreye girer. Bu anlarda görevin dili söz değil, beden ve ışıktır. Polise nasıl uyulacağını bilmek hem sınav sorusu hem de gerçek hayat becerisidir.
Trafik polisi yönlendirmesi, trafik ışığı dahil tüm diğer işaretlerin önüne geçer. Işık yeşil olsa bile polis dur işareti yapıyorsa durmak zorunludur. Işık kırmızı olsa bile polis geç işareti yapıyorsa geçilmesi gerekir. Polis işareti her zaman en üst önceliktedir.
Trafik polisi genellikle kavşağın ortasında veya göbeğinde durur. İki omzu yola paralel, yani trafiğe cepheden bakan pozisyon temel duruş pozisyonudur. Bu pozisyondan yapılan hareketler tüm yönlerdeki trafiği etkiler.
Hangi kolun ne tarafa döndüğünü anlamanın en kolay yolu şudur: Polise bakan sürücü, polisi bir saat kadranı gibi değil, karşısında duran biri gibi okur. Polisten çıkan kolların yönü, o doğrultudaki trafiğin durumunu gösterir.
Polis bir kolunu yana, yere paralel biçimde düz açtığında o kola bakan sürücüler durmalıdır. Kolun yönü önemlidir: hangi sürücüye doğru açılmışsa o sürücü durur. Aynı anda polis her iki kolunu da yana açarsa hem sağdan hem soldan gelen araçlar durur, yalnızca önden ve arkadan gelenler geçer.
Sadece avuç içini öne doğru, yüze bakacak şekilde açmak da dur işaretidir. Bu hareket genellikle yaklaşmakta olan araçlara yapılır.
Polis bir kolunu ileri doğru uzatır ve bileği kıvırarak o yöndeki sürücüyü işaret ederse, ya da kolunu yay çizer gibi belirli bir yöne doğru sallayarak hareket ettirirse bu geç anlamına gelir. Hareket ne kadar kararlı ve yavaşsa trafik o kadar sakin akar; hızlı ve tekrarlayan hareketler acele geçin anlamı taşır.
Polis her iki kolunu da düz ve yere paralel biçimde açarsa iki yönden gelen trafik durur. Yalnızca polise dik açıyla gelen, yani solundan ve sağından geçen trafik devam eder. Bu hareket genellikle yaya geçişi sağlamak veya kavşağı temizlemek amacıyla yapılır.
Polis kolunu yere paralel açık tutup yukarıdan aşağıya doğru hafifçe sallarsa bu yavaşlayın işaretidir. Dur demez, ama hız azaltılması gerektiğini bildirir. Okul önü, dar geçit ya da yoğun yaya trafiğinin olduğu yerlerde sıkça kullanılır.
Polis bir aracı özellikle durdurmak istiyorsa o araca doğru doğrudan işaret eder ve avuç içini öne çevirir. Bu hareket genel trafiğe değil, yalnızca o araca yöneliktir. Sürücünün yol kenarına çekmesi beklenir.
Gece koşullarında el hareketleri yeterince görünmeyebilir. Bu nedenle gece trafiğinde polis fener veya fosforlu ışıklı araçlarla yönlendirme yapar. Kullanılan ışık işaretlerinin anlamları gündüz el hareketleriyle birebir örtüşür.
Fener veya ışıklı alet kırmızı renkte yaklaşmakta olan araca doğru tutulursa ya da yatay biçimde sallanırsa bu dur işaretidir. Araç durmalı, ışık rengi veya hareketi değişene kadar beklemelidir.
Fener yavaş yavaş yukarı aşağı sallanırsa yavaşlayın uyarısıdır. Bu işaret sürücüyü durdurmaz; dikkat et, hızını azalt anlamı taşır.
Fener ya da ışıklı alet dairesel ya da yay şeklinde çevrilirse bu geç işaretidir. Bu hareketi gören sürücü güvenli biçimde ilerleyebilir.
Polis feneri doğrultusundan belirli bir yöne çevirirse sürücüleri o yöne yönlendiriyor demektir. Özellikle yol kapatmalarında, sapak yönlendirmelerinde ya da kaza mahali çevresinde kullanılır.
Polisi gören sürücü önce hareketi doğru okumaya çalışmalı, hemen fren yapmak yerine yavaşlamalı ve hareketi net anlamadan ilerlememedir. Kavşakta birden fazla polis varsa her birinin yönlendirdiği trafik yönü farklı olabilir; sürücü yalnızca kendi doğrultusunu yönlendiren polise bakmalıdır.
Polisi görmemek ya da yanlış anlamak mazeret sayılmaz. Polis yönlendirmesine uymamak kırmızı ışık ihlaliyle eşdeğer bir trafik suçudur.
Kavşakta hem polis yoksa hem de trafik ışığı arızalanmış veya sönmüşse kavşak otomatik olarak kontrolsüz kavşak statüsüne girer. Bu durumda sağdan gelene yol ver kuralı, tali-ana yol önceliği ve motorsuz araç kuralları devreye girer.